29 Mayıs 2013 Çarşamba

DEPRESYONDA GENETİK ETKİ


Fiziksel özelliklerimizin birçoğu genlerle alakalı, saç rengimiz, ten rengimiz, boyumuz… Davranışlarımızın ne kadarı genetik, ne kadarı genlerle geliyor? Bilim insanlarının bu yöndeki çalışmaları depresyon, alkolizm, bağımlılık, travma gibi sendromların da genetik özelliklere sahip olduğunu bize gösteriyor.
Küçük yaşta yaşanan, derin yaralara sebep olan istismar, işkence, tecavüz ve taciz gibi olumsuz olaylar genetik haritamızı etkiliyor ve psikolojik etkiler ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabiliyor.
Fareler üzerinde inceleme yapan bilim insanları, küçük yaşta istismar, sevgi eksikliği gibi durumlar yaşayan farelerin beyinlerinde depresyonla ilgili bir nörotrofik faktörün metillenme seviyesini artırdığını tespit ettiler. Böylece kötü muamele gören yavru fareler sorunlu yetişkinlere dönüyor ve bu farelerin çocuklarında da bu etkiler görülebiliyor. Peki, ya insanlar?
İnsanlar üzerinde yapılan araştırmalarda da benzer etkilerin görüldüğü belirtiliyor. Amerikalıaraştırmacı Profesör Kerry Ressler ve ekibi post travmatik stres bozukluğu olan bireylerin tüm genlerinde metillenme seviyelerinin normale göre daha yüksek olduğunu tespit ettiler.
Hollanda da Marinus Van Ijzerdoon ve ekibi, mutluluk hormonu olarak da tanımlanan, serotanin hormonunu ileten bir gen üzerinde çalışma yaptı ve bu genin normalinin boyu uzunken, daha kısa olan mutant genin daha az üretilebildiğini tespit ettiler. Serotonin iletimi azalmışbu kişilerde depresyona yatkınlığın olabileceğini belirlediler. Normal geni bulunup çocuk yaşta travma yaşayan bireylerin gen aktivitesinde metillenme nedenli bir düşüş yaşandığını tespit ettiler. Böylece travma yaşamış kişilerde de uzun dönemli serotanin iletim bozukluğu oluşuyor ve bilim insanları travmatik tecrübelerin uzun dönemli psikiyatrik sorunlara yol açmasının bu şekilde açıklanabileceğine inanıyorlar. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder